CANLI DERSLERDEN NOTLAR


   ŞAMATİ 111 - KONUŞMAK, SES VE NEFES

OKUMA

Nefes vardır bu ağızdan gelir, ses ve konuşma. Ağzın nefesine Ohr Hozer denir, yani Masah’tan geri dönen Işık. Ve belli bir ölçüde alınmadığı kadarıyla ki tekrar bu günaha düşmeyecek seviyesidir, o zaman nefes denir. Geri dönen Işıkla yansıyan Işığa ses denir.

RAV

Kabala ilminde öğrendiğimiz gibi eğer yaratılan varlık çabasıyla kendisini reforme eden, ıslah edecek Işığı çekerse üzerine ve ihsan etme niyetiyle ihsan etmeye gelirse, öncelikle kendisini ıslahın yoluna koyar. Ve birinci kısıtlamanın kendi için almama koşulunu tutar ve arzunun üzerinde olur. Bu sadece Yaratan’ın ıslah eden Işığı ile mümkün olabilir. Bu şekilde Yaratan insana bu gücü verince ancak kişi bunu yapabilir. Bu kısıtlamadan sonra Ohr Hozer denilen koşula gelir. Sadece ihsan etmek için ihsan etmek değil, alarak ta ihsan edebilir. Dolayısı ile konuşmaya geri dönen Işık denir ve sadece ihsan etme koşulunda olur. Ses ise geriye dönen Işığın ihsan etme için alma olarak Işığı örtmesi koşuludur.

OKUMA

Maneviyatın yasalarını çiğnememesi için ses bir uyarıdır. Kişi bunları çiğner çiğnemez tatları kaybolur.

RAV

Ne demek bu? Şöyle ki iç Işık kaybolur yani Peh ve Tabur’dan yayılan tatlar yok olur. Ondan sonra tüm çalışması, tüm çabası, nefeste ve seste ifşa olan her şey ortadan kaybolur.

OKUMA

Eğer kişi manevi yasaları çiğnerse bu tatlar kaybolur. Kısıtlamayı tutunca konuşmaya gelir ki buna Malkut denir ve kutsallık içerisinde olan varlıkla bir Zivug olur.

RAV

Şöyle ki nefes vasıtası ile sese gelirse, sonra sesi doğru bir şekilde kullanırsa konuşmaya gelir. İçsellikten bahsediyoruz. İçselliğin o konuşmanın içerisinde barınması yani tatlar. Bunlar alma kaplarının içerisinde yayılan tatlar ve burada kutsal isimler denilen şeyi keşfeder(Yani Işıkla dolan bir kap). Ve Işık kabın içine yayılır.

OKUMA

Bilinir ki iki derece vardır. Bir, ihsan etmek için ihsan etmek...

RAV

Hiçbir alma olmadan.

OKUMA

İkincisi ihsan etmek için almak. Kişi ihsan etme için alma koşuluna geldiğini gördüğü zaman, peki neden ihsan temek için ihsan etme koşulunda kölelik koşulu devam eder.

RAV

Şöyle ki Yaratan insana vermek istiyor, ihsan etmek istiyor, iyilik yapmak istiyor. Eğer yaratılan varlık Yaratan’dan kendisine gelen şeyden mutlu olmaz ise ve Yaratan’a da memnuniyet vermez ise koşul tutulmaz.

OKUMA

Erdemlik Işığının kaba gelmesi yaratılışın amacıdır.

RAV

Yani, yaratılanlara iyilik yapmak. Peki, neden o zaman ihsan etmek için, ihsan etme koşulunda çalışıyoruz? Buna kabın hazırlığı ve yaratılışın ıslahının Işığı denir ve erdemlik Işığını aldığı zamanda yaratılışın amacı olarak bilinir.

OKUMA

Ondan sonra kişi tatlara gelir ve kişi çıplak ve fakir olarak kalır çünkü merhametin Işığı her şeyi örter. Eğer bu örtüden mahrum ise edinimini örtecek bir şey yoktur. O zaman bu koşula da kötü buz denir.

RAV

Bunlar Kabala da kullandığımız tanımlar. Merhamet Işığı en azından erdemlik Işığı kadar olmalı çünkü erdemliği bu Işık örter. Yani en az bu Işık kadar olmalı. Dolayısı ile kişi her zaman ne kadar merhamet Işığı ve erdemlik Işığını alabileceğini kontrol etmeli yani ihsan etmek için alabileceğini. Eğer yanlış hesap yaparsa o zaman buna ihsan etmek denmez. Dolayısı ile sadece maksimum ihsan etme koşulu kaideye alınır. Yani kıyafet bedene iyice oturmalı. Merhamet Işığı barındırabileceği kadar erdemlik Işığı almalı. Eğer merhamet Işığı, erdemlik Işığı ile bunu yaparsa buna ısınma denir. Çünkü merhamet Işığı ihsan etme Işığı, sevginin Işığı, bu yüzden ısıtma denir. Eğer merhamet Işığı az ise o zaman tersi olur soğutma (Kerat) yani buz, soğuma olur.

Bunun nedeni yeterince ihsan olmamasından, yeterince düşünce olmamasından.

OKUMA

Erdemlik Işığı merhamet Işığından daha fazla ifşa olduğu zaman.

RAV

Yesod'da Aba’da sadece erdemlik vardır yani Partzuf Ab’da ifşa olan. Bu yüzden erdemliğin dar ve uzundur denir. Dar merhamet, uzun erdemlik. Yani erdemlik Işığı yukarıdan aşağıya yayılır. Ve Hohma içerisinde buz gibidir çünkü orada merhamet yok ve aşağıya doğru yayılmazlar (yani ruha).

OKUMA

Yesod'da İma'ya da korkunç olan denir. Yani kısa ve geniş.

RAV

Neden? Kısa çünkü erdemlik yetersizliği var, Sim Sum Bet var orada. İkinci kısıtlama, buda kötü bir koşul. Bu nedenden dolayı Yesod ve Aba’da merhamet yayılır ve eğer Hohma ve Hasadim karıştığı zaman birbirleri ile o zaman doğru yayılım olur. Yani merhamet Işığı içerisinde, erdemlik Işığı olur. Ruhun içerisinde de alma arzusu doğru olur. Ve o zaman nefes, ses ve konuşma benzer olur.

SORU: Merhametlerde nasıl ölçeceğiz?

RAV: Üç çizgi, her zaman Yaratan'dan bir örnek alırız. Kişi ihsan etmek için ihsan etmekten, ihsan etmek için almaya geldiği zaman kişi iki çizgiyi birleştirmeli, üçüncü bir çizgi ile yani ortada. Orta çizgi ruhun kendisi yani alma arzuları. Sol taraftan alma arzusu var, sağ taraftan da niyeti edinir ve kabını oluşturur, perdesini oluşturur. alma arzusunun üzerine koyduğu zaman Hevel yani nefes denilen şeye sahiptir. Ondan sonra ses sahibi olur. Bu geliştirdiği geri dönen Işık'tır. Ondan sonrada konuşmayı edinir yani ihsan etmek için almayı, ediniminden aldığı tatlar yani erdemliği, konuşmayı edinir.

Bu alma arzusu ile doyum arasında ki ilişki olduğu zaman, erdemliğin içselliği edinilir denir. Her şey orta çizgi vasıtası ile ediniliyor. Yukarıdan tekabül eden bir gelişme var, Roş'ta Zer Anpin'den, Zon'da Atzilut’a geldiği zaman insana Naren'de Sadikim ile eksiklik gelişmeye başlar. Eksiklik, ben bir perde istiyorum diyerek olmaz. Sonucu dua. Kişi form eşitliğinde olmak istediği zaman bu orta çizgidir ve Yaratan kişiye örnek verir ve orta çizgiyi inşa eder. Bu örneğe Nehi'de İma denir. Kişi üst Partzuf’u edinir ve bunu öyle bir şekilde edinir ki( bu çalıştığınız bir Partzuf değil aslında, öğrendiğiniz bir Partzuf bu şekilde söylemek daha iyi, burada birçok koşul var ama) üst olandan nasıl çalışacağını öğrenir. Kişi bunu görür ve bu yolu takip eder. Ve üst olan alt olana ne olduğunu gösterdiği zaman alt olanda öğrenir. Nehi'de İma'dan aşağıya gelir, aşağıdaki de aldığı bu örneğe göre orta çizgiyi inşa eder ta ki konuşma denilen safhaya gelene kadar yani üstün içselliğini anlayana kadar, kavrayana kadar. Ve Aba ve İmaya çıkana kadar böyle devam eder. Sonra alma arzularıyla Aba ve İma’ya çıkar. Anlaşıldı mı? Burada daha fazla söyleyecek bir şey yok. Bize zaten bildiğimiz bir şeyi anlatıyor ama farklı bir şekilde anlatıyor. Ve Sim Sum'dan sonra Masah var ve kişi ihsan etmek için ihsan ettiği zaman kendisinde hala Yaratan’a o hazzı vermemekte, pratikte vermiyor. Dolayısı ile sonradan ihsan etmek için alma koşuluna gelmek durumunda. Tıpkı dediğimiz gibi İbur, Yenika ve Mohin. İbur'da nefes, Yenika'da ses, Mohin'de konuşması var.