|
|
|
ŞAMATİ 119 - İNSANLAR GİZLİ OLARAK ÖĞRENDİ
OKUMA
Şöyle ki, bu öğrenci Haş’ın yani ihsan etmenin niteliklerini edinecek
olursa, tüm niyeti ihsan etmeye gelmek olursa, tüm bütünlüğü kazanmış olur
denir. Ama dünyanın yaratılışının nedeni yaratılanlara iyilik yapmak için
olduğundan yani tüm zevkleri alması gerektiğinden dolayı Hazeh’in
altındaki tüm arzuları hazla doldurması lazım. 248 arzunun üzerindeki
Hazeh’in üzerine, Katnut’ta ıslah ettikten sonra ıslah etmesi lazım. Şöyle
ki, zarar vermemek için Haş denilen Katnut’u edinmesi lazım, buna gizlilik
içerisinde denir. Bundan sonra bir sonraki derecedeki çalışma başlar. Bu safhayı bitirdikten sonra Ahap’ın yükselişi denilen koşulu kullanmaya başlarlar. Nedir bunlar? 365 geriye kalan arzunun ıslahı. Elbette bunları da Işık ıslah ediyor. Bahsettiğimiz bu arzular kişinin tövbe etmesi gereken arzular çünkü kırılmadan sonra pratikte kullanılmaları yasaktı. Bu dünyanın üzerinde kırılmayı ıslah etmeye başladığımız zaman, o arzuları önce Galgalta Eynaim ondan sonra da Ahap’ı ıslah ediyoruz. Özellikle Ahap. Galgalta Eynaim’in kırılmasının nedeni zaten Ahap’la bağlı olmasından. Dolayısı ile Katnut’un ıslahı Ahap’ın ıslahına adım atmaktır. Galgalta Eynaim’in arzularına İsrail oğullarının arzuları denir. Ahap’ın arzularına da dünya milletlerinin arzuları denir. Dolayısı ile içimizde ki o İsrail oğulları denilen maneviyata yönelik olan arzuyu ıslah etmemiz lazım ve oradan da Ahap’taki diğer arzuları ıslah olur. Galgalta Eynaim’de ki bu ıslahtan sonra Ahap’ı da ıslah ettikten sonra buna Purim bayramı denir. Bu şekilde hem Galgalta Eynaim yani korku, hem de Ahap denilen sevgi koşullarını bitirmiş olursunuz, o zaman ölüm meleği de kutsal bir melek olur. Daha önce ıslah edilmesi mümkün olmayan o hikâyelerde anlatılan kabuklar (Firavun, Aman, Amelek yani yaratılışın temelinde ki ihsan etmenin içerisinde bulunamayan arzular) genel ıslahtan kaynaklanan genel Işık vasıtası ile ıslah edilir. Tora’yı gizlilik içerisinde öğrenmeye başlıyorlar denir. Ondan sonra herkesin gözlerine her şey ifşa olur.
SORU:
Nasıl oluyor da yolun sonunda ıslah edemeyeceği kaplar olduğunu
keşfediyor? Şöyle ki arzular kişinin içinde özel bir karışımla ifşa olur. Bu kişinin maneviyatta bulunduğu dereceye göre elbette. Mesela dünyanın Yesod’u, Asiya’sı, Gevura’sı hangi Aviut’ta ruhun kökü nereden, Adam Harişon’un hangi parçasından, ruh beyne mi, kalbe mi bağlı, Adam Harişon’un bacağına mı bağlı. Bunlarda 613 arzu ama belli bir derecede olduğu zaman Asiya’nın, Gevura’sında, Yesod’unda olduğu zaman ruhunun geldiği kaynak tüm diğer ıslahın nerede olduğu, nerede olacağı kişiyi etkiler.
Kişi buna göre safhalar geçirir. Elbette burada bayramlarımızdan
bahsettiğimiz zaman ruhun geçirdiği özel bir safhadan bahsediyoruz. Bu
şekilde kişi manevi yolda ilerlediği zaman o bayram denilen özel koşullara
gelir. Elbette herkes için değişik ve karışık bir koşul. Adam Harişon kırıldıktan sonrada farklı bir hesap yapıyoruz. Burada bu sefer 320, 248 ve 32 hesabı yapmıyoruz. Burada 613 hesabını yapıyoruz. 248 ve 365 ve son ıslahta da 7 buna da sevaplar denir(daha sonra ortaya çıkacak). 248 Hazeh’in üstü, 365 Hazeh’in altı, 613 eder son ıslahta da 7 sevap daha var, onlarla birlikte 620 arzu var. Buna Tarah denir. Buna Gimatriya’da Torah denir. Buna da 2xŞay denir. Dolayısı ile hesaplamalarımız Adam Harişon’u tarif edebilmek için ama bunların detaylarını tam olarak bilemeyiz. Lütfen bana 127. arzunun ne olduğunu söyleyin dediğiniz zaman bunların ne olduğunu bilmiyoruz bile, neden bahsettiğini de bilmiyoruz. Arzuları ile kişi çalıştığı zaman her bir arzuda buna tekabül eden arzularını görür ve Işığın nasıl geleceğini de görür. Tora’dan bahsederken bundan bahsediyoruz. Yani bu arzuları Işık tarafından nasıl ıslah edeceğimiz, ıslah eden Işığı nasıl ayarlıya bileceğimiz, şöyle ki ihsan etme kabına gelene kadar. Hz Musa’nın, Ari’nin(kimin yazdığı önemli değil) büyük hocalarımızın yazdıklarını okursak hatta hangi dilde yazdıkları da önemli değil(efsane dilinde, hikâye dilinde olabilir) bahsettikleri tek şey bu 613 arzunun ıslahı. Bundan başka bir şeyden bahsetmiyorlar. Ve her kim kendini ıslahın içerisinde bulursa her basamakta bu 613 arzusunu nasıl ıslah edeceğini görür. Bu bir damla spermin ıslahı gibi çünkü gelecekte ki bedenin tüm bilgisi o bir damla spermde (bağlı). Dolayısı ile bu gelecekteki varlığın genleri orada ve buna maddeyi eklemek lazım. Arada ki fark nedir? Aradaki fark ifşada. Bu yüzden kalpteki nokta ile çalıştığımız zaman tüm ıslah sadece bir damla olarak içimizde. İçinde hiçbir inceleme ve ayırım yapamıyoruz ve her derecede de böyle. Dolayısı ile hangi arzulardan bahsettiğini göremiyoruz bile. Ondan sonra önce 248 arzu sonra 365 arzu, buda kişinin içinde bulunduğu dereceye bağlı, ruhunun köküne bağlı ve hangi dünyanın hangi derecesinde bulunduğuna bağlı. Yani içinde bulunduğu rol ne? Dış koşullarda mesela, bayramlar vs bu 125 derecede nerede. İçinde birçok ek sistem var. Kabalistler tüm ıslahtan bahsetmiyor, sadece prensipleri veriyorlar. Kitaplarda iki şey var bu birincisi yani yaratılışın parçaları, hangi sıralamada ıslah oluyorlar ve şimdi nerede olduğumuzu tayin edebiliyoruz. Geriye kalan kısmı da ıslah eden Işığı çekmek için. Bize başka detayları açıklamıyorlar ki. Bize manevi koşulda ki ruhumuzu açıklayamazlar. Çünkü en sonunda sonsuz detaylar var.
İnsan sonu olmayan bir iç incelemeden geçiyor. Biz Işıkla dolmuş yaratılan
bir varlıktan bahsediyoruz. Bundan önce sıfırıncı safha var ve burada
siyah bir nokta yaratıyor ve bunu geliştirmeye başlıyor. Buna birinci
safha deniliyor. Bunu dolduruyor ve ondan sonrada her şey bu noktada
oluyor. Ancak ondan sonra kendisinin neyin doldurduğunu biliyor.
RAV:
Bunların nasıl açıklık kazandığını, ıslahın nasıl olduğunu açıklamak zor.
Bunların hepsi Yaratan tarafından yapılıyor. Yaratan’ın Işığı arzuya
gelip, arzuyu ıslah ediyor. Almak için değil ama buna tekabül eden bir
perde oluşturuyor ki önce almayı durdursun daha sonra ki ıslah safhasında
da bu perdeyi ihsan etmek için almak olarak kullansın. Burada şunu
anlamamız lazım ki, konuşmadan bahsettiği zaman ağızdan bahsettiği zaman
bu Hz Musa’nın Yaratan’la ne konuştuğuna tekabül ediyor. Hz Musa konuşma
özürlüydü çünkü o yüzden Yaratan’a sormuştu, “ben konuşma özürlüyüm, halka
nasıl anlatacağım ki bunu” diye sordu “beni anlamıyorlar” dedi. Bu üç
işaretten biri. Halka getirmesi gereken şeylerden biri buydu. Yani Mısır
sürgününden çıkarmadan önce koşullar vardı. Bunun bir tanesi yılan (Pesah
bayramına yaklaştığımızda bunu öğreneceğiz). Tabi burada üst dudak, alt
dudak, konuşmanın koşulları var. Baal HaSulam’ın da son mektubunda bununla
ilgili yazıyor, öğrenilecek çok koşul var ama elbette burada fiziksel
ağzımıza ait olan şeylerden bahsetmiyor. Tüm hayatımız boyunca ağzımızı
kapalı tutabiliriz ama bu bizim kısıtlama yapmamıza yardımcı olmaz. Burada
bahsettiği şey kaplar, kısıtlama altında olması gereken kaplar. Islah
olmadan önce bunları kısıtlama altına koyuyorsunuz. Bu yüzden ikiye
ayırıyor Hazeh’in (göğüs) altı ve üstü ondan sonra da Haş ve Mal var
(hissedenler ve konuşanlar).Basit olan arzularla önce çalışmam lazım yani
ihsana yakın olan arzular. RAV: Kişi hiçbir zaman ruhunun kökünü bilmiyor. Aşağıdan yukarıya gidiyorken neyi ıslah edeceğimizi bilebilir miyiz? Elbette ki bilmemiz mümkün değil. Yapabildiğinizi yapın diye yazıyor. Aynı zamanda kişi ıslah olduğu zamanda neyi ıslah ettiğini tam bilmiyor. Sadece o basamağın üstüne çıktıktan sonra ıslah edebilirsiniz. Aynı zamanda insan seviyesinin koşuluna bakacak olursak ancak alttaki dereceleri anlayabiliriz. Cansız, bitkisel, hayvansal koşulları anlayabildiğimiz gibi ama konuşma seviyesine açıklık getiremiyoruz. Bu yüzden kişi sadece kendisine ifşa olanın ötesinde çalışarak kendisini inşa edebilir. Tıpkı her zaman öğrendiğimiz gibi, sürekli alma arzusu artıyor ve özelliklede korku vasıtası ile alma arzusu kişiye gelir ve kişi bunu aşar. SORU: 611 arzumuz gizlilik içerisinde, 612, 613 ifşa olmuş mu? RAV: Hayır, anlamamışsın tam olarak. Tekrar ediyorum. Her derecede tüm 613 arzu ıslah oluyor. Her derecede belli bir dereceye kadar ıslah oluyor ama ne kadarı kişiye açıldığına endeksli olarak arzu ıslah oluyor. Sırayla önce birinci, ikinci sonra üçüncü arzuyu ıslah ediyorum diye bir şey yok. Rahimde gelişen bir çocuk gibi, önce ceninden başlıyor ve bir bütün olarak büyüyor. Tüm her şey o ceninden başlıyor. Önce eli sonra ayağı yok. Burada belli bir takım güçler koşula geliyor. İnsanda bir takım cansız, bitkisel, hayvansal koşuldan geliyor. Darvincilerin kafasını karıştıran zaten bu. Genel olarak her zaman 10 Sefir ot var. SORU (Londra): Kişi ruhunun Adam Harişon’un hangi parçasına bağlı olduğunu nasıl bilebilir ve bu ıslahını etkileyebilir mi? RAV: Hangi role ait olduğunu ıslah oldukça ancak bilebilir. Mesela Hz. Musa da hikâyeye göre kendisi ile ilgili hiçbir şey bilmiyordu, rolüyle ilgili hiçbir şey bilmiyordu. Çöle kaçıyorlar, çölde 40 yıl geçiriyorlar, ondan sonra tekrar Mısıra giriyor, çıkıyor, ne biliyorlardı ki gelecekleri hakkında. Rab Akiva’da ne biliyordu ki, Rav Akiva da bir çiftçiydi. Bir sonra ki ile ilgili hiçbir şey bilmiyordu. Ondan sonra içinde bir arzu oluştu ve maneviyata geldi. Hz İbrahim ne biliyordu ki, manevi arzusu gelişmeden önce heykel yapıyordu, mesleği put yapmaktı. Dolayısı ile her kişi hayatında izlenimlerini aldığı zaman bu rol için bir çağrı alması lazım. Büyük manevi liderlere bakarsanız (insanoğlunda ki), Baal HaSulam’ın yazdığı gibi, ağaçtaki bir meyve olgunlaşana kadar kişi bundan tatlı bir meyve çıkacağını tahmin edemez. Aynı şekilde burada Hz İbrahim’de meslek olarak put yapıyor, daha önceki Babilliler'den bile daha kötü yani putları yaparak Hz İbrahim insanlara yalan satıyordu. Mesela Hz Musa Firavunun oğluydu, her şeyi bilerek tahtta oturdu, her şeyin içindeydi. Bunun içerisinde bir bilgi var. İçinde Yaratan’a yönelik arzu ifşa oluyor. Firavunun üvey evladıydı. Mısırda prens olmak ne demek biliyor musunuz? İnanılmaz bir şey. Japonya’da bile böyle belki yasalar vardır. Birisini her hangi bir nedenden dolayı öldüren bir prens bile cezalandırılır. Japonya’da bile böyle, prens bir suç işlese cezasını çekmek zorunda. Suçu işledikten sonra Hz Musa ne yapıyor, çöle kaçıyor. Bakın prenslikten çöle kaçıyor. Çölde ki bir halkın papazının kızı ile evleniyor. Dolayısı ile gelişim safhasında nelerin olduğunu bilebilirsiniz. Bu yüzden kişi hangi role geleceğini bilemez. Bir an öncesinden bile bilemez. |