|
|
|
ŞAMATİ 131 - ARINMAYA GELEN OKUMA Her kim arınmaya geliyorsa ona yardım edilir. Şöyle ki, insan her zaman gelen olmalı. Ve her halükarda arındığını hissediyorsa, yardıma ihtiyaç hissetmez. Çünkü arınmıştır. Ama gelip, gidiyor ise yardımcı olunur. Çünkü arzunun önünde hiçbir engel yoktur. Çünkü O’nun sevgisi şaraptan iyidir denir. Yani şarap vasıtası ile sarhoş olunur ve bir sarhoş için tüm dünya onundur. Çünkü hiçbir eksikliği yoktur, 6000 yıl boyunca bile. RAV Bir taraftan eksiklik hissediyoruz, öteki taraftan da merhamet içinde olmalıyız yani tatmin. Eksiklik içinde olmamıza rağmen bize her an olanı haklı görmeye çalışmalıyız. Nasıl bu iki koşul eşitlenecek. Hem eksiklik, bir ihtiyaç hem de büyük bir tatmin. Mantık ötesi eşitlenirler. İnsan kendisini kandırmaz. Kendisini kandırdığından değil ama kişi arzusu bulunduğu bir halde (koşulda) ise başka bir şey istemez. Aslında arzunun kendisi yukarıdan ona verilen bir cevap ve ihtiyacımız olan tek şey bu. Bir arzudan daha fazlasına ihtiyaç yok. Yukarıdan iyi bir karşılık alırsa hatta arzunun hazla doyması ve Yaratan’ın ifşası kişiyi bozabilir. Ama insana Yaratan’ı istemek gibi bir arzu gelirse, arınmak istiyorsa, bu yüzden gelmek istiyorsa kendisine sanki her şeyi almış gibi gelir. Yani başka bir eksiklik hissetmez. Buna ihsan etmekle çalışmak denir. Kişinin kendisini nötrleştirmesi. Burada kendisi için alma kaplarında bir eksiklik yok, merhamet ve haz içerisinde. Her şeyini mutluluk dolduruyor. Ve merhamet Işığına, ihsan etme kaplarına geldiği zaman sarhoş gibi denir, hiçbir sınır yok denir. Çünkü dünya onun. Alma arzularını ölçmez, hissetmez. Sarhoş demek, hissetmeyen demek ve böyle bir kişi o halde olur. Alma arzularıyla hissettiği o, o şekilde olmalıda zaten. Bunun ötesinde de ölüleri canlandırır. Bunlar ihsan etmek için çalıştığı arzular ama kendisi için daha fazla bir şey istememe yani merhamet içerisinde mutluluk duymak içinden kaybolmuyor, bu kalıyor ve bunun üzerine bir derecede daha inşa ediyor. Bu yüzden her kim arınmaya gelirse yardım görür diyor. Çünkü gelenden başka bir şey talep etmiyor, bu arzuyu istiyor. Alma arzularına yönelik bütünlük denilen şey bu. Zaten alma arzularında hissedecek başka bir şey yok. Eğer yukarıdan bir ıslah almıyor ise, yeterince bir arzusu yok ise merhamet içinde zevkle olma koşulu elbette bir eksiklik. Çünkü alma arzularında bir his edinmek istiyor. Yani ihsan etmenin içinde olmaktan başka bir şey istiyor. Merhamet içerisinde olma, merhametle zevk duymanın içinde olmak zorunda. |