|
|
|
ŞAMATİ 133 - KUTSAL GÜNÜN IŞIKLARI OKUMA Bunlar bedene gelirler. Bu yüzden kutsal günde Tanrı’yı, ruhu ve içimde ki her şeyi kutsa deriz. Ayın başında ise sadece ruha gelir, bedene değil. Bu yüzden Allah’ı ve ruhu kutsa bunun dışında içimde ki hiçbir şeyi kutsama deriz. RAV Bu iki derece yani ayın başı ve Şabat (cumartesi). Ayın başı özel bir gün çünkü yenilenme var. Bu yenilenme kişiye bağlı değil, kutsanması lazım yani arınması lazım. Kutsanmak derken arınmaktan bahsediyoruz. Burada ay var, şahitler, tapınak meselesi var, insan var (ama insanın yer alması sadece arınmasında, ama Şabat’ta kendisini hazırlaması lazım) daha Şabat’a tutunacak büyük kapları var, Şabat’ta ıslahı var (Bu yüzden Zohar’dan özel ıslahın olduğu yerler okunur), Şabat’ın tutulması ve Şabat’ta yapılan bir takım özel şeyler var, dualar vs var, Işıklar var. Şabat’ın Işıkları dediği zaman daha büyük bir Aviut derecesine geliyor ve kişinin daha büyük bir hazırlığı lazım. Işık soyut olsa da Şabat’ın Işıkları aybaşının Işıklarından daha yoğundur. Ve bu nedenden dolayı bedene ve içinde ki her şeye geldiler denir. Yani bedenin içinde ifşa olurlar. Peki, öteki taraftan Şabat nasıl bir sonraki dünyaya benziyor, daha edinilmemiş bir koşula nasıl benziyor? Yukarıda ki uyanış bu şekilde olur. Kişi kabını hazırladıysa öyle bir his verilir. Her derecenin sonunda tüm o derecenin ıslahı bir araya gelir yani altı günlük çalışma bütün hale getirilir ve o derecenin çabasının sonunda da bildiğimiz gibi Şabat denilen koşul var. Yani kişinin bir dereceyi tamamlamasının sonu Şabat. Altı gün çalıştı, buna altı iş günü denir ve bu sanki bir sonra ki dereceyi, dünyayı kendisine yansıtır. Ayın başında ise çok daha az bir yansıma var, üzerinde daha az bir Aviut var. Bu elbette bir sembol yani kişinin yaptığı çabayı sembolize eden anlatımlar. Bu derecenin boyutuyla ilgili değil. Her şey bizim kabımıza göre ölçüldüğü için kişi Malkut Zeir Anpin’in Partzufuna adapte oluyor. Ve yedinci günde mührünü basıyor, dört haftalık yenilenmeyi de orada tecrübe ediyor. Ondan sonra Yod Key, Vav Key dereceler yenileniyor, her safha bir hafta. Ve dört haftadan sonra ayın başına geliyorlar. Ondan sonra bu yenilenme bir üst derecede, daha yukarıdaki bir derecede. Bu yüzden bakacak olursak da ayın başı Şabat’tan da yüce. Daha az ifşa var, bizim açımızdan daha hafifmiş gibi gözüküyor. Şimdi bizim açımızdan hafif gözükmesinin nedeni henüz tam olarak keşfetmediğimizden. Bu derecenin gerçek boyutunu keşfetmediğimiz için. Yani ayın Işığını ve güneşin Işığını nasıl Gimar Tikun’da ifşa olacağı koşulu. Bu yüzden bu 6000 yıllık derecede Şabat’ın Işıklarını alırız. Aybaşında ayın kutsanması var, dans edebilirsiniz ama aya dokunamazsınız diyor. Ondan sonra şahit getirme koşulu vardır. Ve şahit getiririz mahkeme sanki ayın başımı, değil mi gibi yargılama yapar. Bu hikâyelerde anlatılanların hepsi insanın Kelim’ini tutması, ıslah olması, aşağıdan yukarıya uyandırılma yapıp yukarıdan aşağıya uyanışın gelmesidir. Dolayısı ile her şey burada kabın hazırlığı. Sanki bir sonraki basamağın küçük yansıması gibi. SORU: Şabat ya da aybaşı Işığını çalışmamızda var mı, çalışmamızın içinde hissediliyor mu? RAV: Manevi derecelerde olan bir insan ve bunları yaşayan bir kişi bunları ay, hafta olarak elbette hissediyor. Zaten bizim takvimimizde bunun yansıması (takvim burada aylara göre olduğu için) Neden bu derecelerin böyle olduğunu yansıtan bir takvim. Bu dereceler Zer Anpin ve Malkut’un yani Atzilut dünyasının Zer Anpin ve Malkut’u ile ilişkisinden kaynaklanıyor ve Zeir Anpin’in İma (anne) ile ilişkisiyle alakalı. Buna zaten bir yıl denir. Bu ilişkide sanki Zer Anpin Malkut’a yöneliyor, Malkut’a yüzünü çeviriyor. SORU: Mahsom’dan önce böyle bir koşul yaratmak mümkün mü? RAV: Mahsom’dan önce tutunacak hiçbir şeyimiz yok ki, manevi tutunacak bir şeyimiz yok. Maneviyatın en ufak bir izi bile yok, hayali bile yok. Nasıl olurda bir şeye tutunacaksın. Bizim burada çalıştıklarımız vasıtası ile belki biraz maneviyatın ne olabileceğini düşünebiliriz. Ama bu çok genel. Alma arzusu, alma arzusuna yukarıdan etki, çalışmamız, çabamız derken ilahi takdir tarafından geleni çalışmıyoruz. Okuduğumuz zaman bile (Talmud Eser Sefirot okuduğumuz zaman bile) orada açıklananlar Malkut’un geçirdiği koşullar. Ayın başında, Purim bayramında, Pesah bayramında bahsedilenler insanın Yaratan’la ilgili yaşadıkları ve hisleri. Sadece alan kişi tarafından hissedilen şeyler, sistemin koşulları değil. Baal HaSulam Zohar kitabına girişte de açıklıyor, Zohar sadece ruhlara yönelik konuşur, BYA dünyalarında olan ruhlardan bahsediyor. Atzilut dünyasının nasıl BYA dünyaları içerisinde kıyafetlendirdiğini ve oradan ruhlara yansıdığını anlatıyor. Atzilut dünyasını çalışıyormuş gibi gelse de bize aslında çalışmıyoruz. Biz sadece ruhun içinde olanları BYA dünyalarından geçerken yaşadıklarımızdan biliyoruz. Bu nedenden dolayı ilahi takdiri somut şeylerle anlatmak, sanki böyleymiş gibi demek mümkün değil. SORU: Nasıl oluyor da Şabat hem bir önceki derecenin sonucu hem de yeni bir derecenin başlangıcı nasıl olabiliyor? RAV: Çünkü derecelerin doğası böyle. Şabat ne demek? Bitirdiğimiz safhada, altı gün çalıştık, terledik Zer Anpin’e benzememizle o dereceyi kapattık, olayı mühürledik ve Şabat bir sonraki dünya sanki. Yani Zer Anpin’le Malkut arasında bir çiftleşme. Bu çiftleşme için yukarıdan bir uyanış geliyor, sanki Ein Sof’taymış gibi ve o koşul içerisinde olamam ama O Işığı Şabat sınırları içerisinde kullanabilirim ama kabın Klipotlarında ise kullanamam. Çünkü hala orası benim için yasak. Bu yüzden Şabat iki form (yaklaşım) barındırıyor. Bir taraftan tutacaksın, bir taraftan ıslahlar var. Dualarda da bunu görüyoruz. Mesela yemek yerken yapılan dualarda. Elbette ki hayatta ki fiziksel, sembolik dualardan bahsetmiyoruz. Hocalarımızın yazdıkları dualar insanın içinde yapması gereken koşullar. Elimizle, ağzımızla yaptığımız dualardan bahsetmiyoruz burada. O yazılan duaların hepsi insanın Işıkları aldığı zaman ki safhalarını anlatıyor. Mesela tapınak zamanında Şabat’ta çok iş yapılıyordu. Daha çok kurbanlar kesilip daha çok dualar ediliyordu. Ancak bu kaplar sanki Gimar Tikun olduğu için üzerlerinde muhafaza eden bir koşul vardır. Sanki Şabat’ta grevdeymiş gibi (burada dünyevi bir grevden bahsetmiyoruz elbette). Gerçek anlamıyla Şabat dediğimizde kabın içinde gerçek bir çalışmadan bahsediyoruz. Bizim dünyamızda bunun açıklaması bile yok ama olan bu. Ayın başlangıcı ise yarı tatil ama Şabat’ta bir önceki dereceyi bitirip mühürlediğimiz zaman biri ötekisinin içinde yani bir önceki dereceyi mühürlüyorum ya da içinde bulunduğum dereceyi de şu anda entegre ediyorum. Sanki bir sonraki derecenin içerisine giriyorum ama Hasadim şeklinde. Yani merhametle. Orada kendimi pasifize ediyorum, nötrleştiriyorum ve bir sonra ki gelecek haftanın çalışmasına yönelik kendimi nötrleştirip, bir üst dereceye kendimi pasifize ediyorum. Ve dereceler arasında bir tavır geliştiriyorum. Bu yüzden sanki bir sonraki derecenin içindeymişiz gibi söylenir. Bu yüzden Şabat vasıtası ile ıslah yaptıkça Şabat’ın sonuna gelinir ve o yüzden Hz. Davut’un (kral Davut’un) yemeği yenir denir. Bu ne demek? Bu bir önceki derecenin gücü ile bir sonraki dereceye girişi sembolize ediyor. Bu yüzden Kral Davut’un yemeği denir. Yani bir sonraki dereceyi başlatacak bir koşul. Altı gün çalışmazsa dolayısı ile ne yapacak ki Şabat’ta. Bir çalışması olmazsa Şabat’a nasıl gelecek? O Şabat’tan güç almazsa bir sonraki dereceye nasıl gelecek. Dolayısı ile bu derecelerde haftalar arasında ayın içerisindeyken dört haftamız var, Yod Key, Vav Key tüm Kli’yi sembolize ediyor. On iki ayda Arich Anpin’deki ıslahın yapısı. |