|
|
|
ŞAMATİ 134 - SARHOŞ EDEN ŞARAP OKUMA Tüm Tora’yı şarabın sarhoşluğu ile almak mümkün değildir. Çünkü kişi tüm dünya ona ait sanır. Ama tüm erdemliliğe sahip değildir. Ya da erdemlik tümüyle içinde değildir ama her şeye sahipmiş gibi hisseder. RAV Sanıyoruz ki sarhoş olmak kötü bir şey. Erdemlik Işığını Hasadim Işığında kıyafetlenmeden almak. Çünkü biliyoruz ki içmekten çok yememiz lazım. Yemek yemek İnanç Işığını sembolize ediyor ve içmekte erdemlik Işığını sembolize ediyor. Bu yüzden merhamet olması lazım. Ve erdemlik Işığına endeksli olması lazım yoksa sarhoşluk almak için almak koşulu olur. Peki, alıp, içip, sarhoş olmak nasıl bir koşul bu? Maneviyatta belki özel bir koşuldur sarhoşluk. Biraz fazla erdemlik Işığı alması ve erdemliliği örtecek kadar yeterince merhamet kılıfı yok. Sarhoşluk kişinin alma arzularını kullanmaya düşmesi değil. Sarhoşluk Tora’nın yani maneviyatın şarabındadır denir. Bu şu demek, kişi alma arzularını ihsan etmek gibi çalışmasını istemekte. Kendisi için hiçbir hesap yapmadan bunu sadece istiyor. Bunları inceleyemiyor, eleştiremiyor, ölçemiyor, perdelerini, kaplarını ölçemiyor. Bunların kendiliğinden gelmesini istiyor. Üst olanın ıslah etmesini talep ediyor. Dolayısı ile ihsan etme ve alma kapları ile kendisini üst olana verme koşulu bu. Burada alma arzularını yükseltiyor ve içinde Işıklar aşağıdan yukarıya yayılıyor. Buna sarhoşluk denir. Elbette bu dünyada ki sarhoşluktan bahsetmiyoruz. Sanki burada içip de dünyayı hissetmeyip, dünyanın üzerindeymiş hisleri içerisinde olmaktan bahsetmiyoruz. Bu bir nevi üst derecenin kişiye destek olması. Maneviyatın Işığı kendisini tutar ve muhafaza eder. Burada böyle çok koşul var. Tora’daki hikâyelerde nasıl sarhoş oldular diyor, nasıl sarhoşluktan çıktılar diyor, nasıl ayıldılar diyor biliyoruz. Elbette manevi koşulları anlatan kitaplar sadece maneviyattaki sebep sonuç ilişkisinden bahsediyor. Burada ne diyor, tüm dünya kendisine aitmiş gibi hissedecek, tüm erdemliliğe henüz sahip olmamış olsa bile. Henüz o anlayışa sahip değil, henüz o kapları olgun değil, Hohma’yı kullanmıyor ama sanki her şeye sahipmiş gibi hissediyor yani aşağıdan yukarıya doğru. Ve öyle bir koşula geliyor ki sarhoşluk koşulu. Sarhoşluk elbette kişinin aklını kaybettiği bir koşul değil. Kabın eksikliğinden dolayı aklını kullanmak istemiyor yani kendisini muhafaza ediyor. Bizim dünyamızda sarhoş olup da aklı nerede kendisi nerede bilmeyen bir adam gibi değil. Sarhoşluk maneviyatta bir semboldür. Kap eksikliği içerisinde ama manevi açıdan aşağıdan yukarıya sisteme (manevi basamaklara) entegre olmuş. Aslında sarhoşluk çok özel bir konum. Bu makaleleri kolay anlamadığınızı görüyorum. OKUMA Hala tüm erdemliliğe sahip olmamasına rağmen her şeyin bütün olduğunu düşünmek durumunda. RAV Niye burada maneviyat tümüyle bize gelmiyor diyor? Çünkü henüz o vasıflara sahip değil, tüm maneviyatı(manevi Işıkları)içine alması lazım. Hazeh (göğüs)’ten aşağıya almak için denir. Henüz bunu yapacak koşul yok, kabı yok. O yüzden çok özel bir koşuldur, sarhoş olma koşulu. Tekrar altını çiziyorum bizim dünyamızda ki sarhoşluktan bahsetmiyorlar burada. Aslında son derece bilinçli bir hareket. Sınırlarını biliyor, kısıtlamalarını biliyor ve bu koşula kendisini üst dereceye entegre ettiği zaman kendisinin gelecekte ki koşullar için izlenimler ediniyor. Ondan sonra kendisine kap eklemesine yardımcı oluyor, hatta daha kontrollü bir şekilde. |