CANLI DERSLERDEN NOTLAR


   ŞAMATİ 155 - BEDENİN TEMİZLİĞİ (ARINMASI)

OKUMA

Bedenin temizliği aklın temizliğini gösterir ki buna gerçek denir. Şöyle ki, burada hiçbir yalan yoktur. Yani yalan karışmamıştır. Ama bunda herkes eşit değildir. Bazıları biraz daha ayrıcalıklıdır. Ancak bedenin temizliğinde bu kadar ayrıcalıklı olmak önemli değildir. Çünkü kirlilik kötü olandan ayrı tutulmalı ama beden de bu kadar önemli değildir. Çünkü sonuçta iptal olacak. Dikkatle temizlesek bile sonunda iptal olacak. Ama ruh için her açıdan titizlikle çalışmak değerlidir. Şöyle ki, orada hiçbir kirlilik olmamalı. Çünkü orada herhangi bir kirlilik son derece zararlıdır.

RAV

Elbette burada bedenden ve ruhtan bahsediyoruz. Yani maneviyattan bahsediyoruz, fiziksellikten değil. Burada fiziksel bedenden bahsedilmiyor. Bedenin ne kadar güzel, cici ve temiz olduğundan bahsetmiyoruz. Kişi bedenine saygı duyar, iyi bakar, bu kişinin düşüncelerinin nerede olduğuna bağlıdır. Kendi içinde mi, bu konuda titizlikle davranabilir mi, dikkatini kendisinden ayırabilir mi, dışına çıkartabilir mi ve bu konuda son derece dikkatli olup tüm düşüncelerini, arzularını, tüm benliğini kendi bedeninin dışına çıkartabilir mi? Kişisel menfaatinin dışına getirebilir mi?

Kişi kendi içinde bunu yaptıktan sonra Yaratan’ı hissedebilirim. Yani Yaratan nasıl haz ve mutluluk duyabilir. İstemesi gereken şey bu. Yani Yaratan’ın kendisinden memnunluk duymasını istemek. Kişi dikkatini ve odaklanmasını kendisinin dışına çevirirse o zaman kişi temizliği ile ilgilenmeli.

Şöyle ki, Yaratan’ın duyduğu mutluluk hissi kendisi için değil ama Yaratan adına olsun. Tüm bu çalışmaya temizlik üzerinde çalışmak, temizlik denir. Ne diyor burada? Bedenin temizliği aklın temizliğini sembolize eder diyor. Şöyle ki, kişi aklın nerede olduğunu bilmeli. İçinde mi, dışında mı? Buradan oraya nasıl hareket edebileceğini hissetmeli.

Aklın temizliğine gerçek deniyor. Peki, gerçek ne demek? Test etmek. Kişi gerçekten yalanın var olup olmadığını görmeli. Şöyle ki, orada kişisel bir menfaatin olmaması ve bunda herkes eşit değildir diyor. Bazıları biraz daha dikkatli diyor, titiz diyor. Prensip olarak bedenin temizliğinde bu kadar titiz olmaya gerek yok diyor. Yani kendi içinize bu kadar dalıp ne kadar endişe edip, ne kadar endişe etmediğinizi, dışıma çıktım mı, çıkmadım mı diye düşünmenize fazla gerek yok diyor. Çünkü kişi düşüncelerinin olduğu yerdedir diyor. Dolayısı ile buna az dikkat edin diyor.

Kişinin kendisi ile ilgili negatif düşünmesi bile son derece kötü bir şey. Çünkü kişi bundan hüzün duyabilir. Hüzün duymak, kendimizin içinde bulunduğu koşuldan dolayı bütünsüzlük hissi verir.

Yani kısacası bedeniniz üzerinde fazla düşünmeyin. Sadece arzularınızla ne olduğuna yönelik düşünün, içinizde ki hazla ilgili fazla düşünmeye gerek yok. Burada kirlilik diyor, bu kişinin kendisi ile olan düşünceleri ve bu da manevi çalışmada son derece kişinin ilerlemesine engel.

Dolayısı ile diyor ki, kişi b u zararlı koşuldan çıkmalı ve buna fazla dikkat etmemeli. Şöyle ki, alma arzusunun içinde olmamak. Kişi daha çok elinden geldiğince kendi derisinin dışında Yaratan’a elinden geldiğince bağlı olması lazım. Bu yüzden diyor ki, bedene bu kadar dikkat etmeye gerek yok. Çünkü ileride iptal edilecek. Ne diyor burada, kişi bedenine bunları yaparak o egoist gıdayı vermez, vermezse iptal olur.

Burada kişi ruhuyla ilgilenirken, ruh derken kişinin dışındaki bir şeyden bahsediyoruz. Ruh ne demek. Kalpte bir noktamız var ve bu kalpteki noktadan ruhumuzu inşa edebiliriz. Ama ruhun kabı yani Adam Harişon’un hepsi, Yaratan’ın var olduğu o yer, bunların hepsi aynı şey. Kişinin dışında olan bir koşul. Ruhu sonsuzdur diyor. Burada titizlikle her şekilde çalışmak buna değer diyor.

Gördünüz mü şimdi nasıl tersine döndü. Oradayken hiçbir şey bedenine gelmez diyor. Orada kirlilik olmaz diyor. Aslında ruhen çalıştığımız zaman orada bir kirlilik olması son derece tehlikeli ve orada kişi titizlilikle çalışmalı. Bu yüzden diyoruz ki, kişi önce Sim Sum Alef yapmalı, kısıtlayıp kendi arzularının üzerine çıkmalı ve kişi kendisinin üzerine çıktıktan sonra (arzularının üzerine çıktıktan sonra) ihsan etmeye yönelebilir. Yani Bina’nın içerisinde, kendisinin dışında, diğer ruhlar içerisinde olduğu koşul yani dostunu kendin gibi sev koşulu. Bu şekilde başkaları ile bağ kurarak Allah sevgisine gelebilir.

Bundan daha sonra kişi tekrar fiziksel arzularına dönebilir. Yani gerçek kaplarına dönebilir. Buna ölü olanlar denir. Ondan sonra ölü olanları tekrar hayata geçirir. Bu Gimar Tikkun’a yakın olan bir çalışmadır. Vakti geldiği zaman ondan bahsedeceğiz.

Dolayısı ile ihtiyacımız olan şey, kendimizi bedenimizin dışında yaşıyormuş gibi görmeliyiz. Şöyle diyelim, bir sistem var. Tüm parçaları ile mükemmel bir şekilde işleyen bir sistem var. Bu sistem tüm ilişkileri ile güzel bir şekilde işliyor. Ondan sonra birden bu sistem kurumaya başlıyor. Tıpkı toprağın kuruyup açılması, yarılması gibi. Bu şekilde bu sistemden koptular.

Dolayısı ile Bina’nın İnancının Işığını getirmemiz lazım. O kuru topraklara sistemi tekrar ilişkilendirmemiz lazım. Bu yüzden kişi tekrar parçaları bir araya getirme konusunda ne kadar aktif olduğuna dikkat etmeli. Çünkü sadece bu parçalar birbirinden kopuk gibi hareket etmekte.

SORU: Sağlıklı bir beden sağlıklı ruh deyimi vardır, bu amaca yönelik gitmek mi?

RAV: Sağlıklı ruh ve sağlıklı beden derken Arnold Schwarznegger'den bahsetmiyoruz. Sağlıklı beden, sağlıklı ruh derken, bizim hocalarımız bildiğiniz gibi sporcular değildi. Ruh yani Işık sağlıklı bir arzumuz olursa sağlıklı olur. Yani güçlü bir arzu ve güçlü bir perde ile arzuları ihsan etmek için kullanabilelim. Kişinin elbette Yaratan’ın ifşasına ihtiyacı var. Yaratan’ın ıslah etme gücünün üzerinde işlemesine ihtiyacı var. Buradan sağlıklı bir beden ortaya çıkar.

Elbette et ve kemikten bir bedenden bahsetmiyoruz. Maneviyatta beden alma arzusu demek, sağlıklı demek. İhsan edebilmek demek hasta demek (kendimiz için alma koşulu demek). Yaratan şifayı veren yani iyileştiren. Bu yüzden biz bedene kap diyoruz, ruhun kabı.