|
|
DİĞER İLİM DALLARI VE KABALA Bir İlim Dalının Gerçek Değerini Belirleyen Kriterler Herhangi bir ilim dalının gerçek değeri o ilimin amacına endekslidir. Amaçsız bir ilim dalı yoktur. İlmin değeri önemine, ne tür avantajlar ve faydalar sağladığına bağlıdır.
Doğal olarak eğer bir ilmin sağladığı değer fiziksel
dünyada zamanla yok olacaksa, değeri de o denli yok olur. Herhangi bir
ilim amacının üzerinde bir faydaya sahip olur ise o kadar amacına yönelik
olur. Eğer amaç geçici ise o ilim dalı da o kadar geçici olur. Kabala’nın Değeri
Kabala ilminin önemi:
·
Kabala üst gücün yaratılan varlıklar üzerindeki hâkimiyeti
algılamayı ve bu güçle bir bağ kurmayı amaçlar. Bu ilim dolayısıyla üst
güce bağımlıdır, bu bağın insanoğlu için değeri ölçülemez.
·
Kabala sonsuz mevcudiyeti işlediğinden, kabala ilmi de
sonsuzdur.
·
Kabala’nın amacı üst güçle ilişki kurmak olduğundan (insan
için en önemli amaç), bu ilmi çalışanlar ödüllendirilir.
Neden Az Sayıda Kabalacı Var
Her yeni öğrenci kabalayı bir an önce çözüp Yaratan’ın
mevcudiyetini ortaya çıkarmak ister. Bunu yapabilmek için bilgiye
gereksinim olmasına rağmen, diğer ilim dalları gibi çalışarak başarmak
mümkün değildir. Yeni başlayan öğrenci öncelikle özgecilliğin dilini
öğrenmeli, çünkü kabala bu dille yazılmıştır.
Çaba Sarf Ettikçe Algılama Başlar
Tüm ilim dallarında olduğu gibi zorunlu olan bir
faktör var, insan bu ilmi edinebilmek için ciddi bir çaba sarf etmeli.
Erdemliği zor bir çalışma sonunda ancak edinmek mümkündür.
Bilimsel Dil
Her ilim dalı kendi dilini kullanır. Bu ilmi ilk
çalışanlar her şeyi bu dil dâhilinde yazıp özünü bu dil ile açıkladılar.
Dolayısıyla bu ilmin dili öğrenciyle ilim arasındaki ilk bağdır. Bu dil
çok büyük olanaklar sunar: kısa ve anlamlı sözlerle çok derin ve
etkileyici bilgi verebilir.
Bilimin Temsilciler
Bu bilim dalını araştıranlar maddi varlıklarla
ilgilenmezler. Değerli zamanını bulmaya ve icat etmeye harcar, bu dünyanın
sunduğu tatlı şeylerle zaman harcamaz. Bilgi edinmek için bu tatlı şeyleri
göz ardı eder.
Bir
insanın aldığı en büyük dünyevi zevk toplum tarafından tanınmaktır. Bundan
duyulan zevk için insan her türlü çabayı harcayabilir. Her neslin en
iyileri bunun için çaba sarf eder ve elde etmek için her şeyi göze
alabilir.
Kabala İlminin Temsilcileri
Kişinin kabala çalışmaya hazır olması için toplumun
gözünde yer edinmek arzusundan kurtulmuş olması gerekir. Bu duygudan
kurtulmadığı sürece, kabala çalışsa bile, niyetini Yaratan’la bütünleşmek
yerine kişisel arzusu olan şöhrete yönelterek üst gücün hissini edinmekten
uzaklaşır. Diğer ilim dallarında olduğu gibi kabala ilmini de çalışmak
diğer ilim dallarının gerektirdiği koşulları gerektirir. Ancak, kabala
ilmini çalışan bir öğrenci sadece hayat koşullarını mütevazıleştirmekle
yetinmeyip buna ek olarak toplumun gözünde kendisini feshetmek
durumundadır.
İlmin Geliştirilmesi
Geleneksel ilim dallarının temsilcileri daha çok sanki tanınmayı
arzulamaktadır. Çalışmaları toplum tarafından kabul görsün diye bir sürü
metotla teorilerini kabul ettirmeye çalışırlar. Her şey kitleler
vasıtasıyla yayılır, çünkü kitleler insanoğlunun özünü oluşturur. Bu durum
kendini unutup kendisini tümüyle bilime adamış bazı ilim adamlarını
kapsamasa da, bu bilim adamları da kendi gelişimleri için er ya da geç
buluşlarını pazarlamak durumunda kalacaklardır.
Kabala İlminin Gizli Kalması
Kabalacılar bu ilmi asla topluma yaymaya çalışmadılar,
çünkü insan bu ilme içinden gelen bir çağrıyla kendisi gelir. Sadece o
zaman kendisini;
·
Vücutsal arzulardan
·
Materyalist rahatlıklardan
·
Toplumun tanımasından
Arındırmaya hazırdır.
Geçmişte kabalacılar metotlarını asla toplumla
paylaşmadılar, çünkü bu ilim dalını sadece doğru şekilde algılayabilecek
insanlara verilmesi gerektiğine inandılar. Aksi takdirde kabalanın yüzeye çıkması, insanların zenginlik, ün, güç gibi toplumca değerli olan şeylerin yaşanmasına ve tadılmasına imkân vermezdi. Toplum hala kötülükten, zenginlikten, güç ve şan gibi arzulardan zevk aldıkça ve üst güç ile bağ oluşturmak arzusunu edinmedikçe bu durum içerisinde bırakılmalılar – ta ki ruhani duyguları hissetmek için kalplerinde bir arzu yüzeye çıkana kadar.
|