ÜST DÜNYALARIN YAPISI

   YARATILAN VARLIĞIN GELİŞİMİNİN DÖRT SAFHASI

·        Bildiklerimiz Kabalistlerin eriştiği algılara bağlıdır ve onların Kabalist kitaplarda açıkladıkları şeylere endekslidir. Ulaştıkları seviyede anladıkları şey tüm gerçeğin kaynağının üst bir güç olduğudur ve bunu (O’nun özü) olarak tanımladılar. Çünkü O’nun özünü algılayamazlardı.

·        Algılayabildikleri en üst nokta şuydu: O’nun özünden varlıkları yaratmak düşüncesi ve niyeti doğdu ve bunun nedeni yaratılan varlıkların bundan faydalanmasıydı. Bu niyete “Yaratılış Düşüncesi” ya da “Üst ışık” deyimini verdiler. Yaratılan varlık açısından ışık Yaratan’dır çünkü onun özü yaratılan varlıklar tarafından algılanamaz. Daha ziyade Yaratan ve yaratılan ilişkisi üst ışık vasıtasıyla uygulanır. Dolayısıyla üst ışık üst gücün özünden kaynaklanır ve O mutlulukla doldurabileceği ve iyilik yapabileceği varlıkları yaratmak arzusundadır.

·        Diyebiliriz ki ışığın amacı ışıktan mutluluk duyacak varlıklar yaratmaktır. Dolayısıyla Kabalistler yaratılan varlığa ışık için “kap” adını (alıcı) verdiler. Onun özünden kaynaklanan ışık yaratılan bir varlığı yaratmak için olan safhaya kök safhası denir, zira bu tüm var oluşun kaynağıdır.

·        Bu ışık aynı zamanda Ondan haz duyma arzusunu yaratır, buna aynı zamanda “Işığı Alma Arzusu” denir. Alınan haz tümüyle alma arzusunun derecesine bağlıdır. Bu bizim dünyamıza benzer, kişinin karnı boş olabilir hala yemek istemiyor olabilir. Dolayısıyla arzu tamamlanmış bir kaptır ve arzu olmadan haz olmaz.  Maneviyatta baskı yoktur ve doyum her zaman arzunun derecesine göredir.

·        Onun özünden kaynaklanan ışık, Kabı yaratır ve doldurur. Yaratılan varlığın aldığı ışıktan duyduğu mutluluğa Erdemliliğin Işığı denir ve ışığın yarattığı arzuya da “Birinci safha” denir ve bu gelecekteki kabın ilk halidir. Ancak bu arzu henüz bağımsız değildir çünkü ışık tarafından oluşturulmuştur.

·        Gerçek anlamda yaratılan bir varlık Yaratan’dan gelen tüm ışıktan faydalanmayı arzular. Işık mutluluk duymayı, kendi arzusuyla ışıkla dolmayı seçmeli. Yani arzu kişinin kendi içinden gelmelidir, Yaratan’dan değil. Işığı isteyebilmek için yaratılan varlık ışıkta ne kadar büyük bir haz ve mutluluk olduğunu tersinden uygulayacak şekilde bilmeli. Işığı almayı isteyebilmek için, yaratılan varlık ışıkta olan hazzı ve ışıksız olan haliyle ki farkı bilmeli. Dolayısıyla yaratılan varlık önce ışıkla dolmalı ve sonra da ışıksız bir halde olmalı. Böylelikle ışık için gerçek bir arzu doğar.

·        Bunu günlük hayatımızda da görebiliyoruz: birisine tatması için bir meyve veririz bu meyveyi daha önce hiç tatmamıştır ve bu meyve için dolayısıyla daha önce hiç bir arzusu olmamıştır ancak meyveyi tattıktan sonra kişi meyveden haz duyar ve eğer meyveyi kişiden alırsak meyvenin ve meyvenin verdiği hazzı özler. Bu özlem kişinin bağımsız iradesi olarak hissettiği yeni bir arzudur. Dolayısıyla arzuyu tek bir hareketle inşa etmek imkânsızdır.

·        Dolayısıyla kişinin neyi arzulayacağını ve neyden haz duyacağını bilmesi için tüm gelişim sürecinden geçmesi gerekir. Bu koşul Kabalada bir yasa olarak belirtilir: “Işığın yaratılan varlığın arzusunda yayılması ve sonra ayrılması, bu koşulda kli tüm ışığı alıp bundan fayda sağlayacak konuma ulaşır”.

·        Alma arzusunun gelişimindeki koşullara “safha” denir çünkü bunlar alma arzusundaki yeni koşullardır. Dolayısıyla ışıkla dolan ruh, yaratılan varlığa hazla birlikte ihsan etme özelliğini de verir. Ruh ışıktan mutluluk duyarken birden ışık gibi ihsan etme arzusunu hisseder, bunun nedeni Yaratanın ışığının ruha ihsan etme becerisini istemeyi verebilmesidir.

·        Işık birinci safhayı yarattıktan sonra ve tümüyle doldurduktan sonra, yaratılan varlık Yaratan gibi olmak hissinin nasıl olduğunu hissetmeye başlar. Bu yeni bir arzu olduğundan ikinci safha olarak adlandırılır. İkinci safha verme arzusudur ve Yaratan’a benzeme koşulundan duyduğu hazza “merhamet ışığı” denir. Buradan görüyoruz ki birinci safha ikinci safhanın tam tersidir: Çünkü birinci safha almak ikinci safha ise vermektir.

·        Birinci safhadaki ışığa (Erdemlilik Işığı) “Or Hohma” denir, ikinci safhadaki ışığa ise (Merhamet Işığı) “Or Hasadim” denir. Birinci safhadaki arzu onu dolduran ışıktan haz duyduğu anında ışığın verici kendisinin de alıcı olduğunu hisseder ve ışık gibi olmayı ister: almak yerine vermeyi ister. Dolayısıyla içerisindeki alma arzusu kaybolur ve Or Hohma’dan mahrum kalır, çünkü haz onun için arzu olmadan hissedilmez.

·        Alma arzusu Or Hohma olmadan varlığını devam ettiremez, çünkü o hayat ışığıdır. Dolayısıyla biraz Or Hohma almak zorundadır. Bu yeni arzuya üçüncü safha denir ve içerisinde aslında iki arzu barındırır: 1- Işığa benzeme Arzusu 2- Biraz olsun Or Hohma Alma Arzusu.

·        Dolayısıyla iki çeşit ışık hisseder: Özgecil olma arzusu olan Merhamet Işığı ve alma arzusu barındıran Erdemlilik Işığı. Üçüncü safhadayken onu dolduran iki ışıktan aldığı his Erdemlik Işığının doğal olarak onun hayat ışığı olduğudur ve bağımsız bir kararla Erdemliliği tümüyle alır.

·        Görüyoruz ki Yaratan’ın özünden kaynaklanan ışık bir alıcıyı dört safhada oluşturuyor. Dolayısıyla dördüncü safha denilen son arzu yaratılan tek varlıktır. Ondan önce gelen tüm safhalar sadece onun gelişimidir.

·        Gerçekte tüm yaratılış sadece dördüncü safhadır: Yaratan’ın dışında var olan her şey bu dördüncü safhanın içerisindedir. Safha sıfırdan, dörde kadarki safhalar şöyle adlandırılır: kök safhası, alef, bet, gimel, dalet. Dördüncü safhaya “Krallık” denir. Çünkü içerisinde alma arzusuna hükmeder.

 

   

·        Gelecekteki derslerde bu dördüncü safhanın nasıl parçalara bölündüğünü göreceğiz: Sefirot, Partzufim, Dünyalar, Bizim dünyamız, Duran, Büyüyen (Bitkisel), Hayvansal ve Konuşan. Bu ayırımlar arasındaki fark alma arzularındaki derece farkıdır. Dördüncü safha Erdemlilik Işığı’yla tümüyle dolduktan sonra “Sonsuz Dünya” (Olam Eyn Sof) adını alır, zira arzusu ışığı almakta hiçbir sınır tanımaz.

·        Dördüncü safha kendisinden önce gelen tüm ışığı almak ister ve dolayısıyla alma arzusunun 5 safhasından oluşur: daha önceki safhaları dolduran ışığın arzusu ve kendisine ait ışığın arzusu.

·        Işık Yaratan’dan gelir ve varlık dört safhada yaratılır. Yaratılan varlığın özü basit anlamda haz alma arzusudur. Ve bu aslında arzunun içerisindeki ışığın hissidir. Işık Yaratan’dan (Kök Safhasından) gelerek dördüncü safha olan Yaratılan Varlığa dört safha vasıtasıyla ulaşır. Dördüncü safha kendi içerisinde dört parçaya ayrılır ve daha önceki safhalardan ışığı alır. Dördüncü safha Erdemlilik Işığı ile dolunca Sonsuz Dünya adını alır.